Keyfi Kimlik Kontrolü Uygulamalarının Hukuki Güvenceye Kavuşturulması
Sayın Yetkili, Türkiye'nin çeşitli illerinde ve şehirlerarası ulaşım güzergahlarında sıkça karşılaştığımız keyfi kimlik kontrol uygulamalarına ilişkin şikayetimizi ve talebimizi bildirmek istiyoruz. SORUNUN HUKUKI BOYUTU Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu'nun 4-A maddesi, kimlik sorabilmek için "makul şüphe" koşulunu aramaktadır. Ancak uygulamada bu eşik fiilen gözetilmemekte; herhangi bir somut şüphe unsuru olmaksızın, yalnızca kamusal alanda bulunmak veya şehirlerarası yolculuk yapmak gerekçesiyle sistematik kimlik kontrolü yapılmaktadır. AİHM'nin Gillan ve Quinton - İngiltere (2010) kararı, hukuki dayanaktan yoksun kimlik kontrollerini özel hayata müdahale olarak nitelendirmektedir. Anayasa Mahkemesi de bireysel başvuru kararlarında (2014/3986, 2018/10968) benzer uygulamaların kişi özgürlüğü hakkını ihlal ettiğini ortaya koymuştur. TALEP 1. İçişleri Bakanlığı'nın "makul şüphe" kavramını somut kriterlere bağlayan bağlayıcı bir genelge yayımlaması 2. Şehirlerarası toplu taşımada yolculara yönelik toplu kimlik kontrolü uygulamasının hukuki dayanağının kamuoyuyla paylaşılması ya da durdurulması 3. Keyfi kimlik sorma şikayetlerinin bağımsız bir denetim mekanizmasına iletilmesine olanak tanıyan erişilebilir bir kanalın oluşturulması 4. Güvenlik güçlerinin bu konuda sistematik biçimde eğitilmesi Gereğini saygıyla arz ederim.
Bu dilekçeyi doğrudan ilet
Yetkililere ulaştırmak etkisini katlar.
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.
Arkadaşlarına ilet, destek artırsın.